Pazartesi, Haziran 06, 2011

sevdiğim haziran~~

Mutlu olmayı yarına bırakmak, karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer" Ve bilirsin, o nehir asla durmaz.
// J. Chrstophe //
uzun zamandır yokluğumun farkındalığıyla,biriktirmeden vede üzmeden bi parça kendimi yaşadım gittim dersem,yaşanılanlara haksızlık etmekten öte,yukardaki alıntıladığım cümlenin bende bulduğu anlamı,bir çırpıda silip atmış olurum herhalde~~
****
haziran geldi ya ,
yine bir ilk aşk heyecanı bastı içime,bi çocukluk,bi kabına sığamamazlık,hayal kurmalar sıcak yaz gecelerinde yatağa başımı koyar koymaz,ve sebepsiz bir gülüşle kendine gelmeler~~
hayatıma dair dönüm noktalarım hazirana denk gelmiştir çoğu zaman,daha bi güçlü,hiç olamadığım kadar iradeli hissederim kendimi yılın bu vakitlerinde.pişmanlıklarım ve kendimi hırpalayışlarım yok denecek kadar azalır,çabuk atlatırım depresyon dedikleri şeyi haziranda,
işte bu yılların verdiği haziran tecrübesine dayanarak yeni ve tertemiz bir sayfa daha açıyorum kendimde,beni üzen şeyler gelince de aklıma "not problem,geçti gitti şimdilik"diyip tesellinin en afillisini yapıştırıyorum kendime~~
sevgili hayat nehrim,yalvarsam vede ağlasam bile durmayacağını biliyorum bir an olsun,
işte bu yüzden,belki de sırf bu yüzden birbirimizi görmemezlikten gelipte geçirdiğimiz günlerin yerine sana yüzümü dönüyorum,içimdeki sabırsız heyecanlarımın sessiz çığlıklarında senin o çağlayan sesinde duymak istiyorum seninde hissettiklerini,
ve sadece bekliyorum hayırlı olanları,
olabildiğince beklenti içinde olmamacasına~~

Pazartesi, Nisan 25, 2011

bu bende ki ne ola ki..

günlerden pazartesi,
bir insan haftanın daha başında bu kadar mı yorgun olur?
_evet,sanırım,
bu sabah çok yorgunum ruhtan yana..
yorgunum,kırgınım,canım sıkkın,karman çormanım,tuhaf kelimesinin tamda cuk diye oturduğu bir tabir üzereyim,
ilginç olansa;
şimdi etrafımdaki insanlara benim böylesi bir ruh haliyeti içinde olduğumu söylesen inanacak kimseyide bulamayabilirsin iyimi..
pürüzsüz bi gülümseyişin ardında çünkü tüm hissedilenler bende,
ne garip bi ironi değil mi? ne dersin..
doluya koysan almıyor,boşa koysan dolmuyor demiş vakti zamanın birinde ikimizin de atası olan zati muhterem..
bunca yıl sonra bile haklı çıkışı,çok ileri görüşlü biri olduğunu düşündürdü birden bana şimdi şöyle bi bakınca..
***
bazen dünya numunelerinden cömertçe tatmışımın heyecanı ve kalp çarpıntısı,
bazı anlardaysa,yalnızlığa büyük bi iştah kabartıp uzaklara gitmeyi isteyen bir can bende ki..
kendimden uzaklaşıp bi parça geriye baktığımdaysa tek görebildiğim uçup giden ömrümün bir bahar kelebeği gibi gözlerinde taşıdığı hüzün ve pişmanlıklar..
her geçen gün biraz daha çoğalıyor hesabı verilecek anlar.. Ah o çetin hesap günü,yine çöktün içime olanca ağırlığınla,Rabbim ellerimi bırakma ki kaybolup gitmeyeyim sevdiklerinin arasından..
***
özledim arkadaşım geride kalan ne varsa,ve hasretim isteyipte yapamadıklarıma,
büyük bi heyecanla aldığı bir külah dondurmadan bikez dahi ısıramadan yere düşürmüş çocuk gibi şaşkınım,üzgünüm,ve bende ağlasam avazım çıktığı kadar,ona sussun diye yeni dondurma alanlar beni de bi parça görmezlermi..