Pazartesi, Haziran 30, 2008

haftasonundan notlar.

eşimin bazı işleri sebebiyle haftasonu evde yalnız kalmamak için birasda annemlere gittik pervinle,binadada kimseler kalmadı çünkü,kayınvalidemlerde memlekete gittiler(kayınpederim,almanyadaki görümcem,ve büyük görümcemin kızı kübrada onlarla gitti)bu önümüz pazarada diğer görümcemler gidecek,bayağı kalabalık olacak köydeki ev yani,ama biz bu yaz gitmiycez,biçok sebepten dolayı,herneyse işte annemlerde yattık pervinle,sabah uyandı yanımdan indi bende kızım çoraplarını getirde giydireyim öyle dolaş dedim,çoraplarda koltuğun üzerindeydi,uzandı alamadı sinirlendi,bende hiç karışmadım bakalım ne yapacak diye,sonunda bacağını kaldırıp koltuğa attı ve kızım ilk koltuğa çıkma başarısını gösterdi:)ve bunu başardığı için o kadar mutlu olduki davranışlarından anladım,bişeyi başarmış olmaktan dolayı koltuğun üzerinde zıplayıp durdu önce sonra bu heyecanı üzerinden attı ve yaramazlık yapmaya başladı,,seni seviyorum kızcağazım,hee bide hayatımda ilk defa bi değişiklik yapmak adına bi kutu saç boyası sürdüm kafama sarı olcemya:)şimdilik sarı oldu diyemem ama kafama koydum sarı olana kadar boyuycam bu sene sarışın olmak istiyorum:)neyse,,

Pazar, Haziran 29, 2008

park psikoloğum.

arkadaşım ünzilem,dün iş dönüşü eve doğru yürürken çocuk parkının yanından geçtim,hani şu büyük piknik alanının kenarında olan parkın,heh işte havaların sıcaklığı birasda çıktığım yokuş beni epey yormuştuki,her akşam hiç uğramadan yanından transit geçtiğim parka doğru yöneldim.boş bank buldum kendime ve bir oh çekerek hemen oturdum ve çocukların oyunlarını seyretmeye daldım,kaydıraktan kayan çocuklar,tahtirivallidekiler,sallancak sırası bekleyenler,annelerinin eteğini istedikleri şeyi alması için çekiştirenler,oyuncak kova ve küreklerini kapıp kum deryasında yüzenler,,velhasıl tam kapasite doluydu yine park hergünkü gibi,ben böyle yüzüme yayılan gülümsemeyle dalıp gitmişken hayallere,bebek arabasındaki bebeğiyle bana doğru yaklaşmakta olan birini farkettim,genç sevimli bi yüzü olan esmer bi bayandı bu,kenara kaydım hemen bankta yanıma oturdu,önce bir iki kez gözgöze geldik ve hafif bi tebessüm ettik birbirimize ,daldık yine çocuklara bakmaya,sonra gözüm arabasından inmek için ağlamaya hazırlık yapan sarı saçlı mavi gözlü oğluna takıldı,maaşallah çok sevimliydi ve pervine çok benziyordu oğlu,(oda 14 aylık felandı),sonra bebek üzerinden kurulmuş bir iki cümleyle başladı muhabbetimiz bankta,laf lafı açıyordu sanki,bebeklerimizden,ailelerimizden,kilolarımıza hatta memleket meselelerine kadar dayandırmıştık muhabbeti,konuştukça konuşuyorduk,sanki birbirimizi bidaha görmiycek olmanın bi rahatlığı vardı ikimizdede,yani ikimizde dolmuştuk hayatın içindeki yoğunluğumuzla ve bi nevi bi iç boşaltım yaşıyorduk karşılıklı,okuduğumuz bir kitabın özetini anlatır gibi yada akşam izlenilmiş filmin en heyecanlı yerinden bahseder gibiydik,yarım saat ten fazla zaman hiç anlamadan geçivermişti öylece,ikimizde banktan ayrılırken iki farklı hayatın şahidi olarak oturduğumuz bank kalmıştı ardımızda,bizlerdeyse hafiflemiş bi yürek,,

**bu yazıda kendime şaşırdığım noktalar var diyebilirim,mesela hiç tanımadığım biriyle böylesi bir muhabbet kuracağım hiç aklıma gelmezdi,bir nevi birbirimize ücretsiz psikolojik seanlar uygulamış gibi olduk yani sonuçta,bu yazımdan haberi olmayacak hiçbir zaman ama ben yinede teşekkür ediyorum kendi adıma beni sabırla dinlediği için park psikoloğuma:))