Cuma, Şubat 06, 2009

bir kaçamak molası yazı

hadi beni öldür beni unut,hadi beni göm yalnızlığa,hadi bana hapsi yalan de,beni bırakma,,
bilgisayarda bu şarkıyı açtım şimdi,uzun zamandır müzik adına bişey dinleme fırsatı bulamıyorum,ama neden bişeyler dinleyeyim deyince şimdi bu şarkıyı getirdim aklıma açıkçası onunla ilgilide bi fikrim yok,haftalardır işyeri ve banka arasında mekik dokuyorum,aslında şu maaşların banka yoluyla alınması mecburiyeti sebebine arada ben telef oldum resmen,25 kişiden evrakları toplamak,bankaya ulaştırmak,sonra bankanın haydaa bi tane daha verdiği formlar,tabi patronlara ve çalışanlara anlatıpta onların defalarca bana sordukları aynı sorularla cebelleşmemi saymıyorum,tam bankadan arındım yoluna girecek gibi herşey derken,patron aylık sisteme geçmeme kararı aldı gayriresmi olarak tabi(ücretleri bize haftalık veriyorda)o yüzden resmi hesaba para transfer ettirmedi kartlar gelene kadar,kartlar gelince biz hesaplara yatırıp çekecez,düzen aynı devam edecek,birde resmi hesap açtırırken ödeme talimatını ayın 5 ine verdiği için bankadaki bayan aradı üstüne fırçaları yiyen yine ben,hayatımda en nefret ettiğim olay bankalarla muhatap olmak heralde,az önce postacı geldi,çalışan 25 işçi var ama 38 zarf bıraktı postacı,bide baktım bende dahil bazı kişilere kredi kartınızıda alın şubemizden felan yazıyo ikinci zarflarda,ateş başıma çıktı,yanaklarım kıpkırmızı geçmedi hala,kredi kartlarından nefret ediyorum,insanın parasının hesabını bereketini kaçırıyo bence,yani ihtiyacın olmayanıda aldırıyo sana,o yüzden şubeye gidince yarın kartı almadan iptal ettirmek istiyorum,
akşamlarıda ehliyet kursu hala devam ediyor,kızıma hiç vakit ayıramıyorum çok üzüyo bu beni:(onu arabasına bindirip beraberce parka gitmeyi özledim(en son ne zaman gittiğimizi hatırlamıyorum bile maalesef), cumartesi eve gir pazartesi sabahı yine koşturmaca,,500 tl aylık gelirim olsa keşke,300 tl si ile sigortamı öderdim,200 tl de yeterdi bana ve kızıma:) sanırım yine stresli cümleler kuruyor'a benziyorum,sussam iyi olacak,iyi tarafından bakmalıyım hayatıma ve şükretmeliyim,bu işsizlikte şükürki başta sağlıklıyım ve çalışabiliyorum,neyse işte,haftasonlarımda son zamanlarda akrabaları kahvaltılara davet ederek geçti,yani özetle şu 1 aydır hayatımın nasıl geçtiğini ben bile bilmiyorum o kadar hızlıki,
ve son bişey diyetisyen kontrolüm vardı 31 ocakta,2 haftada 2 kilo 900 gram vermişim:)maaşallah,maaşallah,kendime,
yılmadan devam edebilmem ümidiyle:P

Salı, Şubat 03, 2009

bir güsel yazı ..

ODTÜ İşletme'nin deli ama çok bilge, hem en sevilen hem en nefret edilen
profesörü Muhan Hocanın Strateji Yönetimi dersinin ilk saati öğretim üyelerinin
bile katılımıyla geçer ki her senesi ayrı ilginçtir. Derslerinden birinden
bir anekdot:
Muhan Soysal tepegöze bir Picasso resmi koyar. Herkes bakar bakar ama
tarzı zaten
kübik olan sürrealist resimde sanatla fazla ilgilenmeyenlerin anlayabileceği
çok az şey vardır. Bozuk perspektifli bir oda, sarı uzun saçlı yaratığa
benzeyen bişey. Etrafında başka yaratıklar, yerde yine bir yaratık ve
arkadaki şekli bozuk içi parlak dikdörtgenin içinde başka bişeyler daha...5-10 dakka hiçbişey söylemeden sınıfı izleyen hoca, birazdan
Picasso'nun resmini alıp Meninas'in bir resmini koyar. Bu resimde
sandalyenin üzerinde oturan sarı uzun saçlı bir aristokrat kızının etrafındaki
dadıları onun saçını tararken yerde köpeği yatmaktadır. Ve babası arkasından
ışık sızan kapıdan kızını izlemektedir.
* *Ancak ikinci resmi görünce Picasso'nun resmindeki ögelerin ne olduğunu ve
bu resmin Meninas'in tablosuna gönderme olarak yapılmış olduğunu farkeder tüm sınıf.
Ve Muhan Soysal hiç unutamayacağımız dersini verir:
*"Hayatta hiçbirşey Meninas'in resmi kadar belirgin ve net değildir. İş
hayatı gerçekleri size Picasso'nun resmindeki gibi şekil değiştirmiş olarak
gösterir. Picasso'nun resmine bakıp, Meninas'in resmini görebilenleriniz
başarılı olacak, diğerleri kübik şekillere bakıp yanlış anlamlar çıkarmaktan
gerçekleri hiç göremeyecek." *